|
Güzel Turhal'ım (bir resim) |
|
Yazar bilal
|
|
Pazartesi, 12 Kasım 2007 |
|
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 09 Aralık 2008 )
|
|
Yazar bilal
|
|
Pazar, 28 Ekim 2007 |
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 28 Ekim 2007 )
|
|
Evliya Çelebi kaleminden Tokat |
|
Yazar bilal
|
|
Cumartesi, 05 Mayıs 2007 |
|
Bu havası hoş şehrin dört tarafında, bahçe ve bostanlar içinde sular akar. Bu bahçelerde bülbüllerin ötüşü, insan ruhuna sefa verir. Meyveleri lezzetli ve lâtif olup, her tarafa hediye olarak gönderilir. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiye ve çeşitli meyveler bulunur. Halkı zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar; kin tutmaz, hile bilmez, deryadil, haluk, selim ve halim insanlardır. Herkese iyi zanda bulunurlar. İyi geçinirler, hayırlı yapılar yaptırmaya hevesleri çoktur. Camii, saray, köşk ve imaretleri o kadar güzel ve metin olur ki, buralara girenler hayran olurlar. Şehir genişlik ve çok ucuzluk bir yer olup dünya yüzünde eşi yok gibidir. Yılın her zamanında halkının nimetleri boldur. Hacı Bektaş Veli'nin hayırlı ve bereketli duaları ile bu eski tarihi şehir, "ALİMLER KONAĞI, FAZILLAR YURDU ve ŞAİRLER YATAĞIDIR..." EVLİYA ÇELEBİ Seyahatname (Cilt: 5 Saife: 69-70) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 31 Ekim 2007 )
|
|
Yetim Kız (Peygamberin Gülleri) |
|
Yazar alamet
|
|
Cuma, 23 Şubat 2007 |
|
Peygamberin Gülleri 10 dinlenebilir parça |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 24 Şubat 2007 )
|
|
Sorulara verilen güzel cevablar |
|
Yazar bilal
|
|
Pazartesi, 02 Nisan 2007 |
|
*Mevlana, müridlerinden biriyle giderken, birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görür. Müridi: Güzel bir kardeşlik örneği der. Keşke insanlar da bunlardan ibret alsa. Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir. Aralarına bir kemik atıver de gör kardeşliklerini....
*Kadıköy camiinde vaaz vermekte olan O. Demirci hocaya : - Hocam diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi? Demirci hoca : - Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. O nallardan her atta dört tane var amma, bütün gün kamçı yeyip duruyorlar...
*Portekizi 15 yıl idare eden Salazara sordular: Bunca yıl bu halkı nasıl güdebildiniz? Salazar cevap verdi: - Üç şey ile... MÜZİK, EĞLENCE, FUTBOL.... * ateist bir genç m.akif ersoy'a dalga geçmek amacı ile siz baytar mısınız diye sormuş m.akf ersoy hiç istifini bozmadan :niye bir yerinizmi ağrıyor yoksa diye cevap vermiş. *Amerikalı iş adamı, Çinliyle alay ederek sormuş: - Mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ölüleriniz ne zaman yiyecek? Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş: - Sizin ölüleriniz koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman...
*İngiliz garson Türk müşteriye:
- Çanakkale de çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz, deyince. Bizimkinden gayet soğuk kanlı şu cevabı almış: - Orada ne işiniz vardı?
*Mehmet Akif elini yıkadıktan sonra kendisine uzatılan kirli peşkiri görünce ister istemez: - Hayır diye bağırmış. Elimi henüz daha yeni yıkadım...
*Mevlana Cami hazretlerine gelen bir adam: - Şuna şöyle dedim, buna şu cevabı verdim diye gururlanınca, Mevlana hazretleri: - O cevaplarla değil, diye gürlemiş. Yarın Allah'a vereceğin cevaplarla meşgul ol.
*iran'a ne maksatlaakın ettiniz? Sorusuyla karşılaşan İslam öncüsü, Büyük bir vakar içinde şu cevabı vermişti: - Gayemiz, insanların Allah'a ibadet etmesini sağlamaktır. Allah'ın yarattıklarına değil.
*Kafkas Kartalı Şeyh Şamil, esarette bulunduğu sırada, Ruslardan namaz kılmak için yer göstermelerini istemiş. Sarayın kilisesine götürmüşler. Şeyh Şamil, namaz hazırlığı yaparken, Ruslar da rahat etmesi için kilisedeki putu örtmeye çalışmışlar. Şamil onlara müdahale ederek: Bırakın, öyle kalsın demiş. Şamil'in esarette ve burada namaz kıldığına, mahşerde o da şehadet etsin.
*Lafı uzatanlara ne yapmak lazım diye Farabi'ye sormuşlar, şöyle demiş: - Uzun konuşanı kısa dinlemeli.
*İnsanlara zulmeden birisi, bir İslam büyüğüne sormuş: - İbadetlerden hangisi efdaldir? Şu cevabı almış: - Senin için öğleye kadar uyumak efdaldir. Çünkü uyuduğun müddetçe halkı incitmezsin...
*Cenab Şehabeddine: - Şu edepsize neden bir tokat vurmadın? dediklerinde, şu cevabı vermiş : - Eldivenim yoktu iğrendim.
*Mehmet Akif Ersoy'u ilk devre milletvekilliği sırasında ziyerete gelenler, bir takım idareciler hakkında kanaatini sormuşlar. Şu cevabı vermiş: - Memleketten ümidinizi kesmek istemiyorsanız, büyük adamları yakından tanımayınız.
*Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirlerini incelemesi için Şekspir'e gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur: - Dostum, siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın.
*Kırkıncı Hoca'ya, " Kabe'yi ilk defa görenin yapacağı dua, mutlaka kabul olacağı için nasıl dua edelim? " diye sorduklarında: - Ya Rabbi, burada edeceğim bütün duaları kabul eyle, diye cevabını vermiş.
*Adamın biri Hz Ali'yi gıyabında kötülediği halde, yüzüne karşı övmeye başlayınca, şu karşılığı almıştır: -Söylediklerinden daha aşağı, fakat içinden geçirdiklerinden daha üstünüm.
*Adamın biri Muhammed bin Vasi'nin bacağındaki yarayı görüp, " sana acıyorum " dediğinde, ondan şu cevabı almıştır: - Ben aynı yaranın gözümde çıkmadığına şükrediyorum.
*Falih Rıfkı Atay, " İslamiyet denince burnuma ayak kokusu gelir" dediğinde, yanındaki bir adamdan şu cevabı almış: - Senin burnuna gelen ayak kokusu değil, ciğerindeki ufunetin kokusudur.
*Hz Ali'ye: - Allah bu kadar insanı nasıl hesaba çeker? diye sorduklarında: - Nasıl rızıklandırıyorsa öyle cevabını vermiştir.
*Materyalist öğretmen öğrencisine: - Söyle bakalım Allah nerede? Eğer bilirsen bir portakal vereceğim. Öğrenci: - Siz bana O'nun olmadığı yeri gösterin, ben size bir bahçe dolusu portakal vereyim.
*Daha güzel olmak için burnumu değiştirmek istedim. Burnum dile gelip dedi ki: - Beni değil, kafanı değiştir. Öğrenci: - Hocam, demiş. " İnsan maymunun gelişmiş şeklidir " diyorlar, ne dersiniz? Seyyid Ahmed Arvasi: - O mantığa göre, www.diyardiyar.net |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 23 Nisan 2007 )
|
|
|
Yazar bilal
|
|
Pazar, 11 Şubat 2007 |
|
1. Tebessüm gösterin Evliliklerde en çok yaşanan sıkıntıların başında eşlerin birbirlerine karşı asık suratlı ve somurtkan bir tavır sergilemeleridir. Asık bir surat, baskılanmış öfke ve sıkıntıların su yüzüne çıkmasına yardımcı olur. Asık bir surat negatif enerji yayar. Evinizi soğuk bir ortama çevirir. Halbuki güleryüz ve tebessüm, muhabbetin kaynağıdır. Muhabbet, bizi mutlu edecek yegâne ilaçtır. Eşinize karşı tebessüm göstermek zor olmasa gerek… 2. Eşinizin ellerinden tutun El ele tutuşmanın stresi azalttığını biliyor muydunuz? ABD’de evli çiftler üzerinde yapılan bir araştırmada eşlerin birbirlerinin ellerini tutmasının sinirlerin fark edilir bir şekilde gevşemesine sebep olduğu görülmüş. Siz de eşinizin elini tutun. Duygularınızın daha rahat ortaya çıktığını göreceksiniz. |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 22 Nisan 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar alamet
|
|
Çarşamba, 17 Ocak 2007 |
|

Resmi tam boy görebilmek için üzerine tıklayın |
|
Son Güncelleme ( Salı, 25 Eylül 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
| | |